Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şehit Mustafa Cambaz Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni’nde konuştu

Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:

“Rabbim şehidimizin ruhu şah mekanını cennet eylesin. Peygamber Efendimize komşu eylesin. Aramızda bulunan ailesine ve sevenlerine sabrı cemil diliyorum. Mustafa Cambaz’ın adını yaşatmayı amaçlayan bu yarışmayı düzenleyenlere ayrıca teşekkür ediyorum.

Bu sene ilkini gerçekleştirdiğimiz yarışmanın her yıl prestijini artırarak devam edeceğine inanıyorum.  Bu tür yarışmalar adını taşıdıkları değerlerimize sahip çıkma yanında yeni kabiliyetlerin keşfedilmesine imkan sağlamaktadır.

Şehit Mustafa Cambaz Fotoğraf Yarışması da basın dünyamıza yeni isimlerin katılmasına da yardımcı olacaktır.

Mustafa Cambaz güzel hatıralar bırakmış bir kardeşimizdi. 

Jürimizin titiz çalışmasıyla belirlenen üç farklı kategoride toplam 9 kişiye ödüllerini takdim edeceğiz. 2021’e damgasını vuran haber fotoğrafları Elif Öztürk, Nisa Terli ve Mustafa Çiftçi. Kültürel fotoğraflar konusunda Ümmü Kandilcioğlu, Caner Başel. Yeni nesil fotoğraflarda İsmail Coşkun, Muhammet Enes Yıldırım ve Ramazan Çırakoğlu’nu yürekten kutluyorum.

Yarışmaya katılan her bir kardeşime, jürimize emeklerinden ötürü şahsım, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Yarışmaya iştirak eden kardeşlerimizin şehit Mustafa Canbaz’ın emanetine ve mirasına hakkıyla sahip çıkacaklarına inanıyorum.

Şehidimizin davasına, ülkesine, milletine ve İslam ümmetine olan sevdasına bizzat şahitlik ettik. Şahsiyetiyle, duruşuyla temayüz etmiş, dokunduğu her gönülde silinmez izler bırakmış bir kardeşimizdi. Doğruluk, dürüstlük, çalışkanlık ve samimiyetiyle mesai arkadaşlarına örnek olan İslam ahlakıyla donanmış vakur bir insandı.

Zor da olsa sonunda ölüm de olsa hep Hakkın hakikatin, adaletin safında yer almayı tercih etti. Mustafa Canbaz aynı zamanda doğduğu toprakları terk etmek zorunda kalmış muhacirdi. Batı Trakya Türklerinden olan Mustafa kardeşimiz Yunanistan’ın baskıcı politikalarına karşı cesurca mücadele vermişti. ‘Yunan’a askerlik yapmam’ diyerek Gümülcine’den İstanbul’a göç ettiğinde yeni evlenmiş bir gençti.

İstanbul’u özellikle boğazı çok sever Türkiye’yi vatanı olarak görürdü. Dirayetli karakteri beşeri ilişkilere, işine de yansımıştır. Nitelikli ve özgün çalışmalarıyla öne çıkmış son derece başarılı fotomuhabiriydi.

Ayasofya’yı asli hüviyetine tekrar kavuşturduk. Sokak olaylarında, vesayet girişimlerine  pek çok tehditle karşılaştık.

2000’li yıllardan itibaren Türkiye’yi adım adım dolaşarak 10 binin üzerinde fotoğraf çekmiştir. Yeni Şafak’ta görev yaptığı sırada 118 ulu caminin binlerce fotoğrafını çekerek büyük bir arşiv bırakmıştı. Çileli hayatı çektiği fotoğraflarla şehadetiyle adını nakşetmiştir. 15 Temmuz gecesi yanından bir an olsun fotoğraf makinasını almadan meydanlara ilk koşan kahramanlar arasındaydı.

Kalkışmayı yapanlar kalktıkları gibi oturamamalı diyerek şehadet şerbetini içen 251 kardeşimizden biriydi Mustafa’ydı. Ruhunu 1 dolara satmış hainler Mustafa kardeşimizi göğsünden vurarak şehit ettiler.

Merhum Mehmet Akif İnan, “Kanımın nehriyle cetvellediğim bu toprak söyleyin, neden çoraktır, en kara p utların saldırısından yurdumun ki, alnı ay gibi aktır, anamı sorarsan Büyük Doğu’dur, Batı ki sırtımda paslı bıçaktır. Yiğitler yol alsa destana doğru şehitler gözümde aynen bayraktır.

Milletin iradesine pronga vurmak için gizli, açık pek çok operasyon yaptılar. Ama biz bizi hizmet yolundan alıkoyamadılar.

Yunanistan kendi içinde toplantı yapmış. Türkiye ile sıkıntılı dönemi atlatalım demişler.

Büyük ve güçlü Türkiye davasına sahip çıkmak bir görev olmanın ötesinde şehitlerimize karşı mesuliyetimizin gereğidir. 40 yıldır siyaset arenasında kararlı bir mücadele yürütüyoruz. Mabetlerimizin üzerine namahrem eli değmesin diyoruz. Zulüm 1453’de başlayan mankurtlara, Bizans artıklarına inat bu güzel şehre sahip çıkıyoruz. 

Ülkemizi kuşatmak isteyenlere aradıkları fırsatı vermeyeceğiz.

Fatih’in emaneti bu ibadethaneyi yeniden ezan, namaz, salavat, Kur’an-ı Kerim’in yüreklere işleyen mübarek tilavetiyle buluşturduk. Güzel İstanbul’u yatırımlarımızla tekrar ayağa kaldırdık. Bir nakkaş titizliğinde cami, köprü, yol, tünellerle adeta ilmek ilmek dokuduk. Büyük Çamlıca Camiimiz tüm haşmetiyle İstanbul’u kucaklıyor. Mimar Sinan Camii aynı şekilde. Şimdi inşallah Barbaros Hayrettin Paşa cami bu yılın sonuna doğru bitecek.

Marmaray ve Avrasya Tüneli iki kıtayı denizin altından birbirine bağlıyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü gerdanlık gibi boğazı süslüyor. Şehir hastanelerimiz İstanbullu hemşerilerimize şifa kapısı oluyor. İstanbul Havalimanı şehrimizi diğer vilayetlerle birlikte tüm dünyaya bağlıyor.

İnşallah yarın da milletimizle gönül gönüle, omuz omuza yol yürümeye devam edeceğiz. Şehitlerimize minnet borcumuzu, onların uğruna hayatlarını feda ettikleri idealleri gerçekleştirerek ödemeyi sürdüreceğiz. Dün Efes 2022 Tatbikatı’nı yaptık. Yunanistan kendi içinde toplantılarını yapmış. Türkiye ilişkiler noktasında bu işi gözden geçirelim, bu sıkıntılı dönemi atlatalım demişler.

37 ülke katıldı bizim bu tatbikatımıza ve Yunanistan bunların yarıdan fazlasına katılmayın diye de haber göndermiş. Hemen hemen tamamına yakını dinlemediler, hepsi bizimle beraber o tatbikatta yer aldılar, Amerika başta olmak üzere. Bu başarılı tatbikat hamdolsun gerekene gereken cevabın verilmesi noktasında hayırlı bir adım oldu. Bundan sonra böyle gidecek. Kararlı bir şekilde emin adımlarla.

Herkes bu milletin ne olduğunu, neler yapabileceğini dünkü tatbikatta gördüğü gibi bundan sonra da görecek.

Türkiye’ye son 20 yılda nasıl asırlık ve hizmetler kazandırmışsak bugünkü sıkıntıları da inşallah yine biz çözeceğiz. Bunun için tüm gücümüzle gece gündüz çalışacak, milletimizin gönlünü kazanarak yolumuza devam edeceğiz.

Allah’ın izniyle 2023 hedeflerimizi hayata geçirecek, yavaş yavaş şekillendirmeye başladığımız 2053 vizyonunu evlatlarımıza kutlu bir miras olarak bırakacağız.

Ölümsüz şehitlerimizin bize mesajı budur. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Mustafa Canbaz kardeşimize, ailesine ve tüm şehitlerimize bir kez daha sabır, Allah’tan rahmet diliyorumÇektikleri fotoğraflarla ödüle layık görülen kardeşlerimi tebrik ediyorum.”

Hibya Haber Ajansı

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu