Gündem

Evinin değerini olduğundan düşük gösterenlere dikkat

Ülkemizde de tapu harcını ve gelir vergisini az ödemek için pek çok vatandaşımız, satın aldığı taşınmazın satış değerini gerçek fiyatının çok altında beyan etmektedir. Peki bu durumun sakıncaları nelerdir?

Taşınmazı gerçek satış bedelinin daha altında bir bedelde satın almış göstermenin satıcı açısından hukuki bir riski var mıdır? Avukat Önder Meydan bu konuda doğru bilinen yanlışları açıkladı.

Bilindiği üzere; tapudaki satış işlemlerinde taşınmazın satış değeri, taşınmazın bulunduğu belediye tarafından belirlenen rayiç değerin altında beyan edilememektedir. Ancak emlak vergisinin tespiti için belirlenen bu bedeller oldukça düşük olmakta ve taşınmazların güncel değerlerini karşılamamaktadır. Ülkemizde de tapu harcını ve gelir vergisini az ödemek için pek çok vatandaşımız, satın aldığı taşınmazın satış değerini gerçek fiyatının çok altında beyan etmektedir. Peki bu durumun sakıncaları nelerdir? Böyle davrananları ne gibi tehlikeler beklemektedir? Av. Önder Meydan işin hukuki boyutunu ele aldı.

Av. Önder Meydan “Malumunuz olduğu üzere, taşınmaz satışlarında; satış bedelinin %4’ü oranında tapu harcı alınmaktadır.  Aksi kararlaştırılmadıkça bu bedel alıcı ve satıcı arasında eşit olarak paylaştırılmaktadır. Uygulamada ise genellikle taşınmazı satın alan kişinin tapu harcını ödediği yahut ödettirildiği görülmektedir. Tapu harcını az ödemek isteyen tüketiciler aslında bu davranışları ile telafisi olmayan hatalar da yapmaktadır.

Peki taşınmaz alırken daha az tapu harcı ödemek için satış bedelini gerçeğin altında beyan edenleri ne gibi tehlikeler beklemektedir?

 “Öncelikle olayın vergisel boyutuna değinmek gerekirse; taşınmazı alan kişinin 5 yıl içerisinde taşınmazı satmaya niyetlenmesi ve satışa konu taşınmazı gerçek bedel üzerinden satışa beyan etmesi halinde taşınmaz olduğundan çok daha fazla değer artışı sağlamış olacağından daha fazla gelir vergisi ödemek durumunda kalacaktır. Yine sözleşmesel boyutuna değinecek olursak; taşınmazı satın aldıktan sonra taşınmazda ayıp meydana gelmesi halinde tüketicinin her ne kadar sözleşmeden dönerek bedel iadesini talep hakkı bulunsa da bedel iadesi talebi resmi satış işleminde bildirdiği bedel üzerinden olacak ve bu durum büyük maddi zararlara yol açabilecektir.“dedi

Taşınmazı gerçek satış bedelinin daha altında bir bedelde satın almış göstermenin satıcı açısından hukuki bir riski var mıdır?

Bu konuya da açıklık getiren Av.Önder Meydan “Tabi ki var. Bir örnekle açıklamaya çalışalım; taşınmazın gerçek değeri 850.000,00 TL olsun; rayiç değerin düşük olması sebebiyle ve daha az gelir vergisi ödemek adına satıcı, taşınmazını 350.000,00 TL’ye satacağını beyan etsin. Eğer ki satıcı, ödemenin tamamını tapudaki satış işlemi öncesinde almadıysa ya da satış tarihinden sonra ödenmek suretiyle taksitli bir şekilde alıcı ile anlaşıldıysa; resmi işlemde gösterilen bedelin satıcıya ödenmesiyle ödeme yapılmış sayılacaktır. Yani örneğimize geri dönersek; taşınmaz satışının gerçekleşeceği günden önce ya da aynı gün, satıcıya 350.000,00 TL’yi banka üzerinden açıklama yapılmak suretiyle gönderip taşınmaz satış işlemini gerçekleştiren alıcının borcu sona ermiştir.” Dedi.

Hibya Haber Ajansı

Etiketler

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
ataşehir masöz
Kapalı